Emekli isyanda: ‘Açlıkla yaşamayacağız’

18 Mart 2026 Çarşamba 18:00

2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, yaklaşan bayram öncesinde yaptığı basın açıklamasında emeklilerin yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çekerek, “Emekliye bayram yok, sabrımız taştı” mesajı verdi.

Hediye Eroğlu

 

Bayram öncesi emeklilerden sert çıkış geldi. 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi’nin yaptığı basın açıklamasında, emeklilerin derin yoksullukla baş başa bırakıldığı vurgulandı. Sendika binası önünde emekliler adına açıklama yapan Sendika Başkanı Hüseyin Kurt, bayramda yüreklerinin Amerika ve İsrail ortaklığının ateş altına aldığı İran halkıyla  birlikte atacağını belirterek, “Yetmiş binin üzerinde canı soykırımda katledildiği  hâlde topraklarını terk etmemekte direnen Filistin direnişçilerine, İsrail işgaline karşı sınır boylarında dişe diş dövüşen Lübnan direnişçilerine selam olsun. Elbette ki halkların fedakârlıkları karşılık bulacak, eşit ve özgür dünyanın düşmanı  emperyalizm ve kapitalizm dünya halklarının ortak mücadelesiyle yenilecek.  Müjde sevindirici haberdir, muştu da deriz. Emeklilere müjde nasıl verilir? Örneğin denir ki: ey emekliler, 2008 yılında değiştirerek yüzde otuz beşlere düşürdüğümüz aylık bağlama oranlarını bizden önceki dönemdeki gibi tekrar yüzde yetmişe çıkarıyoruz. Bu aydan itibaren aylıklarınız buna göre hesaplanacak ve hesabınıza yatacak. Bunu müjde olarak kabul eder ve alkışlardık. Hazine bunun altından kalkamaz mı dediniz? Peki kabul, 2002 yılında en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde kırk fazlasıydı. Bugünün hesabıyla 39 bin 305 lira eder. Her yıl düşüre düşüre 2020 yılında önce asgari ücretle en düşük emekli aylığını eşitlediniz, bugüne geldiğimizde ise emekli aylığına yüzde kırk eklenirse ancak asgari ücrete ulaşabiliyor. Deseydiniz ki, en  düşük emekli aylığına yüzde kırk ek zam yapıp asgari ücretle eşitliyoruz, diğer aylıkları da prim gün sayısı esasına göre artırarak zararlarınızı azaltmaya çalışıyoruz. Kusura bakmayın, elimizden bu kadarı geliyor. Eh, bunu da müjde olarak kabul eder ve alkışlardık” dedi.

 

“YILLAR İÇİNDE HER EMEKLİNİN AYLIĞINI YARIYA DÜŞÜRDÜNÜZ”

İkramiyelerin 4 bin lirada tutulmasına da tepki gösteren Kurt, “Ama siz, eğer ki bu bir ikramiye ise aylık tutarında olması gereken harçlık düzeyindeki 4000 liraya bir kuruş artış yapmadınız. Şundan emin olun ki emekliler 4000 lirayı 5000 lira yapsaydınız da bunu müjde olarak kabul etmeyecekti. Yukarıda hesabını yaptık, yıllar içinde her emeklinin aylığını yarıya düşürmüşsünüz zaten. Buna bin lira eklemek derde deva olmaz. Ama bilin ki, emekliler kendilerini bu kadar rahat yok saymanıza şaşırıyorlar, bunu insan onuruna yapılmış saygısızlık olarak algılıyorlar ve hesap gününe çevirmek için seçimleri bekliyorlar.

Emeklilerin yaşı yeter, ülkemizin kalkınmasında uzun yıllar motor güç Kamu İktisadi Teşekkülleriydi. 1980’den sonra KİT’lerin tasfiyesi gündeme getirildi, o günün moda deyişiyle KİT’ler ekonominin para ve enerji yutan karadeliğiydi. Bunlar hızlıca özelleştirilip özel sektörün dinamizmine açılırsa halk zenginleşirdi. O dönemin en simgesel özelleştirmelerinden biri devlet bez mi üretir? diyerek nadide bir kamu kurumu olan Sümerbank’ın satışıydı. Bugünkü AKP iktidarı özelleştirmenin başlatıcısı değil ama açık ara şampiyonudur. İzlediği ekonomi politika bugünkü yoksulluğumuza neden olan özelleştirme borç faiz döviz borsadan ibaret olan neo liberal modeldir. Bu altta kalanın canı çıksın modelidir, sosyal devleti dışlar, önce, emekçileri yoksullaştırır, sonra, hak temelli sosyal dayanışmanın yerine muhtaçlığa dayalı yardımları öne çıkararak insanların onurların hiçe sayar, onları kendine bağlamaya çalışır” diye konuştu.

 

“EMEKLİNİN GELİRİ AZALIYOR”

Türkiye’de toplam zenginliğini arttığını vurgulayan Kurt, “Emeklinin geliri azalıyor. İhracat artıyor, işçilerin geliri düşüyor. Saraylar büyüyor, emekçilerin konutsuzluğu artıyor, çiftçi mahsulünü para etmediği için toplayamıyor, çocuklar okula aç gidiyor, emekli beslenemiyor. Ülkemizin dinamizmini ve enerjisini emen, servet transferleriyle zengini daha zengin edip yoksulu yek ekmeğe muhtaç eden, kendi kendine yeten az sayıdaki tarım ülkesini limon ithalatçısı yapan iktidar bugün karadeliktir. Tekrar ediyoruz, emekli, gariban, biçare, dilsiz, ne verilirse ona razı olacak zavallı değildir. Gençliğimizde nasıl demiri büküp çeliği erittiysek, fabrikalar çiftlikler limanlar kurup işlettiysek, karada denizde havada uzayda bizim beyin ve beden gücümüzle yürüdüyse işler, bugün de yoksulluğa ve aşağılanmaya razı değiliz ve kaderimizi kendi elimize alacağız. Derhal yasal düzenleme yapılarak Emekli sendikaların Çalışma Bakanlığı ile toplu sözleşme yapma hakkı tanınmalıdır. Dul ve yetimlerimiz ile 65 yaş üstü güvencesiz vatandaşlarımızın geliri, açlık sınırı üzerine çıkarılmalıdır. En düşük emekli aylığını 39 bin TL'ye yükseltilmelidir. Memur emeklilerine ödemediğiniz seyyanen zamları derhal ödenmelidir. Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantısal zam yapılmalıdır. Tüm emeklilere birer aylık tutarında ikramiye istiyoruz. Kirada oturan tüm emeklilere kira yardımı istiyoruz. Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Hak edişimizi istiyoruz. Alana kadar da sokaklardan ayrılmayacağız” şeklinde konuştu.